1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

KIRKPINAR MAHALLE MİTİNG KONUŞMASI (22-MART-2009)

Değerli Kırkpınarlı hemşehrilerim, Abilerim , ablalarım, teyzelerim, amcalarım,Bu soğuk kış gününde bizler için toplandınız hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Kırkpınar’ın karşı tepeleri benim atalarımın yüz yıl önce ilk yerleştiği, babamın doğduğu, akrabalarımın yaşadığı yer. Büyüklerimden göç hikayeleri dinlediğim güzel beldemiz.

Şahsınızda ebediyete intikal etmiş bütün büyüklerimizi rahmetle anıyor, şükran duygularımı ifade etmek istiyorum.

Yapılan yeni düzenleme ile Kırkpınar Sapanca Belediyesi’nin sınırları içersine alındı. Kırkpınar, Kurtköy, Sapanca artık tek bir Belediye. Belediyemiz elimizden alındı diye belki üzülmüş, endişelenmiş, duygusal tepkiler vermiş olabilirsiniz.

Haklısınız, ancak bu sizin için yeni fırsatların, gelişmelerin, başarıların, değişimin habercisi olabilir.

Bugün sizlerin huzuruna, bu haberleri vermeye geldim.

Seçim dönemlerinde broşürlere rengarenk basılan, seçim sonrası rafa kaldırılan çakma projelerle değil, Sapanca’yı ayağa kaldıracak çareleri paylaşmaya geldim.

Yanıbaşındaki kahvehanede işsiz oturan gençleri yıllardır görmezden gelip, seçim döneminde seçmenin dörtte birine iş vaad eden sloganlarla değil, işsizliğe çözüm önerilerimizi anlatmaya geldim.

Göl kıyısında komşu beldeyle araya yabancı ülke sınırı gibi tel örgü çekileceğini değil, Uzunkum’dan Yanığa kadar kıyı düzenlemesi yapacağımızı söylemeye geldim.

Turizm planlaması yaparak gölden-yaylaya her potansiyeli değerlendirip Sapanca’yı turizmin iddialı merkezlerinden biri haline getireceğimizi, 5 yıldızlı oteller için, yeni tesisler kurulması için yatırımcıyı teşvik edeceğimizi, her kolaylığı sağlayacağımızı, tek pazarlığımızın buranın işsiz insanlarını işe aldırmak, tek hesabımızın Sapanca Halkının çıkarları olacağının sözünü vermeye geldim.

Sapanca’da sadece 5 yıldızlı otellere değil oluşturacağımız çekim merkezleri ile her bölgesine, her mahallesine, yaylasına, dere kenarlarına turist getirileceğini, ekonomik kalkınmamız için, işsizliğin ortadan kalkması, esnafın, tüccarın herkesimin kazanması için çalışacağımızı,

Sapanca’yı bölgemizdeki düğünler için merkez haline getirmeyi, yazlık kışlık düğün salonları inşa etmeyi, nezih mekanlar oluşturmayı planladığımızı açıklamaya geldim.

Tepebaşı, Hasanpaşa, Soğuksulular 29 Marttan sonra hizmet programımıza sizi de dahil edeceğiz. Mahalleler arasında hizmet ayrımcılığı yapılmayacak herkese eşit hizmet bizim birinci ilkemiz olacak.

Protokol güzergahları değil Tepebeşının, Hasanpaşa’nın, Dibektaş’ın sokakları protokol yolu olacak artık ayrım, yok eşit hizmet var demeye geldim.

Beldemizde karada ulaşım problemini çözmeden, sahilde beklesin diye uçak alan belediye değil, Ulaşım planlaması yaparak her noktaya eşit, dengeli, konforlu ve güvenli ulaşım sağlayan, uçak pistlerinden önce otobüs terminali inşaatı yapan, yeni otobüs durakları yapan, trafik eğitim pisti kuran belediye olacağımızı haber vermeye geldim.

İmar planlarını rant kapısı gören, mülkünde insanları tedirgin eden, perde arkasında durup sahneye başkalarını süren, kendi halkını kandırmaya kalkışan belediye değil, düzenli, gerçekçi, akılcı gelişme için dürüst ve şeffaf planlama yapacağımızı,

Seçim rantı elde etmeye değil, merak etmeyiniz İmar Planlama bizim işimiz, birlikte başarabiliriz demeye geldim.

Seçime 3 ay kala Kırkpınar’da yaşanan imar polemikleri ile uzak, yakın hiçbir ilgim bulunmadığını Planları Oya Arapoğlu çizdi yalanlarıyla, sizlerin maduriyetlerinin adresi olarak beni göstermek isteyenlere, Oya Arapoğlu 29 Marttan sonra sizin çizdirdiğiniz planları çöpe atacak bilesiniz demeye geldim.

Sapanca Gölü içme suyu burada yapılaşma olmaz, sanayi gelemez kısıtlamaları getirenlere 29 Marttan sonra, burada yaşayan insanlar ne yapacak, nasıl yaşayacak, işte plan, işte proje, işte yatırım, işte finans bizlere imkan sağlamak zorundasınız denilecek bildirmeye geldim.

Su cenneti İlçemizde, Sapanca halkını damacana suyuna muhtaç edenler,29 marttan sonra mücadele var, yaman çelişki bitecek evlerde 1. kalite su akacak demeye geldim.

Bitki yetiştiricimin fidanlarını büyütmek için, bahçelerinizi sulamak için artezyen sularına saat takılması mecburiyeti getirilirken, çeşme suyuna yüksek fiyat uygulanırken Sapanca Gölü’nün boru hattıyla İzmit’in ikinci barajı haline getirilişine kayıtsız kalanlara, Göl’ün suyunda bizim hakkımız yok mu diye hatırlatmaya geldim.

Sapanca’yı çiçek yetiştiriciliği merkezi yapmak, üreticimizin maliyetlerini aşağı çekmek için tedbir alacağımızı, onlara Pazar oluşturmak için Bitki Müzesi ve Fuar alanı kurulacağının sözünü vermeye geldim.

Gazete sayfalarında su polemiği yaşadığı kişileri partilerinden aday göstermeye mecbur edilenlere, İşte parti teşkilatı, işte adaylar, sorun yok biz varız demeye geldim.

10 yıl bekleyip seçime altı ay kala doğalgaz kazısı yapanlara, Seçime 1 ay kala çarşıya alel-acele parke döşeyenlere, altyapı tamamlanmadan yolları yap boz oyununa çevirip “hizmete devam” sloganıyla karşınıza gelenlere, on yıldır hangi hizmetleri yaptınız diye sormaya geldim.

29 marttan sonra su, elektrik, gaz, telefon, kanalizasyon altyapısı tamamlanmadan, yollara parke belediyeciliği yapılmayacak israf yok hesap var demeye geldim.

Yıllardır Bakımsızlıktan çekiciliğini kaybetmiş çarşımıza yenileme projesi hazırladığımızı, gezilip, dolaşmaya değer, alışveriş için cazip duruma getireceğimizi,

Pazar yerine kadınlarımızın ürettikleri el işlerini, ev yemeklerini, el sanatlarını satabilecekleri Yerel Ürün Çarşısı kuracağız haydi marifetli kızlarımız, becerikli ablalarım üretelim, ürettiklerimizden para kazanalım demeye geldim.

Her seçim döneminde vaad konusu olan Sapancamıza kültür merkezi ve kongre sarayını bizim kuracağımızı, sinema salonları yapacağımızı, gençlerimizin mekan yokluğundan yapmak isteyip yapamadığı kültürel aktiviteler için kurslar açacağımızı,

Onlara eğitim imkanları sağlayacağımızı, Eğitim bursları vereceğimizi söylemeye geldim.

Çocuklarımızı gençlerimizi küçük yaştan itibaren yetenekli oldukları spor dalına yönlendirecek, profesyonel olabilmeleri için altyapıyı oluşturacağız. Büyük bir alana spor kompleksi ve semt sahaları yapacağız.

Para yok gerekçeleri mazeret olamaz, bunlar küçük bütçeli işler şimdiye kadar yapılmamışsa ihmaldendir bilesiniz demeye geldim.

Çocuklarımız için Yetenek evleri oluşturacağımızı, bilimde, sanatta Sporda şampiyonlar yetiştireceğimizi, gelecek seçimler için değil gelecek nesiller için çalışacağımızı ifade etmeye geldim.

Kültür tesisi yoksunu Sapancamıza açık hava tiyatrosu kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür ettiğimizi söylemeye geldim.

Donanımlı bir hastanesi olmadığından, il merkezi ve İzmit’e gitmek zorunda kalan ilçemize hastane kazandırılması için çalışmalar yapılacak, sağlık her şeyin önünde tutulacak,

Doktora gitmek, kontrole gitmek gibi tıbbi seyahatler için imkanları olmayan insanlarımıza araç tahsis edeceğiz. Hastalarımızın Toplu taşım araçlarındaki eziyeti sona erdirilecek demeye geldim,

Kültürel mirasımız tarihi konaklarımız turizme kazandırılacak,

Camilerimize ısıtma-soğutma ve sıcak su tesisatı yapılacak, çevre düzenlemeleri ile bahçelerine peyzaj projeleri uygulayacağız, kutsal mekanlarımıza evimiz gibi tertemiz bakacağız, belediyelerin beşikten mezara kadar insan hayatının her aşamasında görevleri var, bu görevleri en kaliteli şekilde yerine getirecek, sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini vereceğiz.

Bütün bunları yaparken ben yaptım oldu demeyeceğiz. Kent Konseyi kuracağız herkesin görüşünü alacağız, çocuk meclisi kuracak, genç meclisi kuracak onlara da belediye yönetiminde söz hakkı vereceğiz.

Özelleştirmelerle belediyelerin ticari kuruluşa dönüşmesine , günlerce toplanmayan çöplerinizin kaldırılması için muhatap bulmanıza çözüm bulacağımı söylemeye geldim.

Geri dönüşümlü çöp toplama sistemi kurarak çağdaş belediyelerin yaptığı gibi çöpten para kazanacağız. Şehircilik bizim işimiz, biz bunları yeni öğrenmeyeceğiz.

Bilgimizle, deneyimlerimizle, samimiyetimizle, cesaretimizle Sapanca’ya yüreğimizi koyacağız.

Oya Arapoğlu belediye Başkanlığını beceremez, şehircilik uzmanıymış, diploması varmış biz seçilince onu yanımızda çalıştıracağız diyenlere, ben müteahhit değilim, inşaat yapıp satmıyorum, benim iş makinalarım da yok, benim müteahhitim, benim taşeronum, benim işçim Sapanca halkı olacak demeye geldim.

Benim tek beklentim yaşadığım yerin bize yakışır konuma gelmesini sağlamak. Çocuklarımızla, gençlerimizle gurur duymak, Sapanca’yı üreten, gelişen Dünya ile yarışan, Marka kent seviyesine getirmek,

İnsanlarımızı 1 yıl önce geleniyle de, 100 yıl önce geleniyle de İş sahibi, aş sahibi, ekmek sahibi yapmak, kimseye muhtaç olmadan Allahın bahşettiği bu güzellikleri, nimetleri buranın insanlarının yararına, çıkarına, geleceğine kullanmak.

Oya kardeşiniz yaşadığı yer için çalışacak destek verin demeye geldim.

Evet diploma da bizde var, uzmanlık da bizde var, deneyim de bizde var, siyaset de bizde var, cesaret de bizde var.

Yalansız, dolansız, hilesiz, tüm samimiyetimizle, bilgimizle, cesaretimizle Sapanca’ya yüreğimizi koyuyoruz.

Ben sizlere inanıyorum, güveniyorum sizler de bize güvenin 29 Mart sabahı oy pusulasını elinize alıp 2. sıradaki Milliyetçi Hareket Partisi’nin 3 hilalli logosuna yüreğinizi koyun sözünü almaya geldim.

Seçim kampanya dönemimde beni evlerinizde, kahvehanelerinizde ağarladığınız, çayınızı kahvenizi, ikramlarınızı paylaştığınız için, Soğukta beni dinlemeye geldiğiniz ve alkışlarınız için hakkınızı helal etmenizi istiyorum. Herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum.