GÜLDİBİ MAHALLE MİTİNG KONUŞMASI
Değerli Güldibili hemşehrilerim.Abilerim ,ablalarım,teyzelerim amcalarım,Bu soğuk kış akşamında bizler için toplandınız hoş geldiniz şeref verdiniz.
Ben Güldibi halkı ile birlikte olmaktan son derece mutluyum. Buraya her geldiğimde, her kapıyı çaldığımda beni kızınız gibi ağarladınız. Güler yüzleriniz, samimiyetiniz, sizlerin arasında kendimi ailemin yanında gibi hissettirdi. Ramazanda beni sofralarınızda ağarladınız birlikte iftar yaptık,
2009 yılına da sizlerle birlikte girdim, hep beraber yeni seneyi karşıladık. İnşallah bana uğur getireceksiniz, 29 Mart akşamı yine sizlerle birlikte inancın, azmin, samimiyetin, cesaretin zaferini kutlayacağız.
Buraya her geldiğimde, kapılar bana her açıldığında, sizlerle her görüştüğümde bir mahallede bu kadar mı hizmet fakirliği olur, bir mahalle bu kadar nasıl unutulup kaderiyle baş başa bırakılabilir, sorunlar görmezden gelinebilir diye düşündüm.
Sizlerin gücüyle bir yerlere gelenler, sizleri nasıl böyle ihmal edebilir diye ayrıca üzüntü duydum.
Sizlere yaptığım bu ziyaretler, bu sohbetler, bu dertleşmeler sonucu oluşturduğumuz projelerle, bugün huzurlarınıza geldim.
Yüzünüzde güller açtıracak, Güldibi’ni adı gibi güllük gülistanlık yapacak, hizmet eşitliği sağlayacak çözümlerlerle karşınıza geldim, Karmaşa yok proje var demek, birlikte başaracağız bana destek olun demek için sizin yanınıza geldim.
Benim Güldibi’ nde yaşayan inşaat işçisi kardeşim, ağabeyim kahvede boş otururken, yolun karşısında Devletin TOKİ’ sine başka yerlerden getirilen işçileri çalıştıranlara,29 Marttan sonra böyle olamayacak, bilesiniz demeye geldim.
5 yıldızlı oteller kurulurken benim gençlerime kontenjan vereceksin yoksa izin yok pazarlığı yapılacağını söylemeye geldim.
Güldibi’ nde ev yapmak isteyenlere her türlü imar kısıtlamalarını getiriken, yolun karşısında TOKİ’ye 5 kat izin verenlere “adaletli olun” çağrısı yapmaya geldim.
İmar sorunlarınızı çözeceğiz bu benim işim, bana güvenin demeğe geldim.
Bir kız var diplomam var diye ortalarda dolaşıyor, şehircilik uzmanıymış ben başkan olunca onu yanımda çalıştıracağım diyenlere, ben müteahhit değilim, inşaat yapıp satmıyorum benim müteahitim, taşeronum, işçim Sapanca halkı olacaktır demeye geldim.
Bugün huzurlarınıza su cenneti Sapanca’nın 29 Marttan sonra damacana suyuna mahkum edilişinin sonu geleceğini müjdelemeye geldim. Yaman çelişki bitecek biz de çeşmelerimizden 1.kalite su içeceğiz, bu bizim en haklı talebimiz demeye geldim.
Yanıbaşınızdaki İstanbuldere’yi dere park projemizle çöplük olmaktan kurtaracağımızı haber vermeye geldim.
Sapanca Gölü içme suyu Sapanca’da yapılaşma olmaz, sanayi gelemez kısıtlamalarına, Sapanca için öneriniz nedir, nasıl yaşayacak buranın insanı diye sorulacak, işte öneri, işte proje, işte finansman bize imkan sağlamak zorundasınız, artık kaderimiz değişecek bilesiniz demek için geldim.
Karada hala ulaşılamayan noktalar varken, İlçemiz insanı toplu taşım araçlarında tıkış tıkış, zamansız, düzensiz ulaşıma, ilkel duraklara mecbur edilirken, uçak sahibi belediye olmakla övünmeyeceğimizi belirtmeye geldim.
Ulaşım planlaması yapacağımızı, trafiği yeniden düzenleyeceğimizi, her noktaya eşit, dengeli, güvenli ulaşım sağlanacağını, şehiriçi ve şehirlerarası ulaşım için günümüzün gereklerine uygun terminal binasını çevre yolları ve trafik düzeniyle birlikte bizim bitireceğimizi haber vermeye geldim.
5 yıldızlı otel güzergahlarında protokolün geçtiği yolların değil, Gazipaşa’nın, Dibektaş’ın, Yüzevlerin, Kestaneliğin, Güldibi’nin, caddeleri, sokakları protokol yolu olacak. Gerekirse parke fabrikası kuracağız, beton santrali kuracağız, sizler benim patronum olacaksınız, işçim, işverenim olacaksınız çağdaş yönetim nasıl oluyor herkese öğreteceğiz demeye geldim.
10 yıl bekleyip seçime altı ay kala doğalgaz kazısı yapılmayacak, Seçime 1 ay kala çarşıya alel acele parke döşenmeyecek, Bütün altyapı elektrik, gaz, telefon, kanalizasyon, su eşgüdüm ve koordinasyon içinde eşzamanlı tamamlanmadan yolları yap boz oyununa çevirmeyeceğiz demeye geldim.
Yıllardır Bakımsızlıktan çekiciliğini kaybetmiş çarşımızı yenileme projesi ile, gezilip, dolaşmaya değer, alışveriş için cazip duruma getireceğiz.
Pazar yerine kadınlarımızın ürettikleri el işlerini, ev yemeklerini, el sanatlarını satabilecekleri Yerel Ürün Çarşısı kuracağız haydi marifetli kızlarımız, becerikli ablalarım üretelim, ürettiklerimizden para kazanalım demeye geldim.
Bitki yetiştiricimin fidanlarını büyütmek için, bahçelerinizi sulamak için artezyen sularına saat takılması mecburiyeti getirilirken, çeşme suyuna yüksek fiyat uygulanırken Sapanca Gölü’nün boru hattıyla İzmit’in ikinci barajı haline getirilişine kayıtsız kalanlara, Göl’ün suyunda bizim hakkımız yok mu diye hatırlatmaya geldim.
Sapanca’yı çiçek yetiştiriciliği merkezi yapmak, üreticimizin maliyetlerini aşağı çekmek için tedbir alacağımızı, onlara Pazar oluşturmak için Bitki Müzesi ve Fuar alanı kurulacağının sözünü vermeye geldim.
Bugün huzurlarınıza seçim dönemlerinde vaat konusu edilip bir türlü yapılamayan Kültür Merkezinin yapılacağını, insanlarımızın beğendiği filmi görmek için 30kilometre yol gitmek zorunda kalmayacağını, sinema salonu yapacağımızı, gençlerimizin mekan yokluğundan yapmak isteyip yapamadığı kültürel aktiviteler için kurslar açacağımızı,
Onlara eğitim imkanları sağlayacağımızı, Eğitim bursları vereceğimizi söylemeye geldim.
Çocuklarımızı gençlerimizi küçük yaştan itibaren yetenekli oldukları spor dalına yönlendirecek, profesyonel olabilmeleri için altyapıyı oluşturacağız. Büyük bir alana spor kompleksi ve semt sahaları yapacağız.
Para yok gerekçeleri mazeret olamaz, bunlar küçük bütçeli işler şimdiye kadar yapılmamışsa ihmaldendir bilesiniz demeye geldim.
Çocuklarımız için Yetenek evleri oluşturacağımızı, bilimde, sanatta Sporda şampiyonlar yetiştireceğimizi, gelecek seçimler için değil gelecek nesiller için çalışacağımızı ifade etmeye geldim.
Sürdürülebilir Turizm Planlaması ile yayladan göle her potansiyelin değerlendirileceğini, Uzunkum’ dan Yanığa kadar kıyı düzenlemesi yapılacağını,Sapanca’da sadece 5 yıldızlı otellere değil oluşturacağımız çekim merkezleri ile her bölgesine turist getirileceğini,ekonomik kalkınmamız için,işsizliğin ortadan kalkması,esnafın,tüccarın herkesimin kazanması için çalışacağımızı
Sapanca’yı bölgemizdeki düğünler için merkez haline getirmeyi, yazlık kışlık düğün salonları inşa etmeyi, nezih mekanlar oluşturmayı planladığımızı,
80 yıl önce halkevi olarak yapılmış binadaki salonundan başka, cemiyetlerimiz için, toplantılarımız için salonu bulunmayan ilçemize Çok amaçlı Kongre ve Sergi Sarayı yapmayı, sadece ilimizin değil bölgemizin cazip toplantı merkezi haline gelmesini istediğimizi, sizlerle paylaşmaya geldim.
Donanımlı bir hastanesi olmadığı için, il merkezi ve İzmit’e gitmek zorunda olan ilçemize hastane kazandırılması için çalışmalar yapılacak, sağlık her şeyin önünde tutulacak.
Doktora gitmek, kontrole gitmek gibi tıbbi seyahatler için imkanları olmayan insanlarımıza araç tahsis edeceğiz. Hastalarımızın Toplu taşım araçlarındaki eziyeti sona erdirilecek,
Kültürel mirasımız tarihi konaklarımız turizme kazandırılacak,
Camilerimize ısıtma-soğutma ve sıcak su tesisatı yapılacak, çevre düzenlemeleri ile bahçelerine peyzaj projeleri uygulayacağız, kutsal mekanlarımıza evimiz gibi tertemiz bakacağız, belediyelerin beşikten mezara kadar insan hayatının her aşamasında görevleri var, bu görevleri en kaliteli şekilde yerine getirecek, sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini vereceğiz. Bütün bunları yaparken ben yaptım oldu demeyeceğiz. Kent Konseyi kuracağız herkesin görüşünü alacağız, çocuk meclisi kuracak, genç meclisi kuracak onlara da belediye yönetiminde söz hakkı vereceğiz.
Özelleştirmelerle belediyelerin ticari kuruluşa dönüşmesine, günlerce toplanmayan çöplerinizin kaldırılması için muhatap bulamamanıza çözüm bulacağımı söylemeye geldim.
Geri dönüşümlü çöp toplama sistemi kurarak çağdaş belediyelerin yaptığı gibi çöpten para kazanacağız. Şehircilik bizim işimiz, biz bunları yeni öğrenmeyeceğiz.
Bilgimizle, deneyimlerimizle, samimiyetimizle, cesaretimizle Sapanca’ya yüreğimizi koyacağız.
Kadından belediye başkanı olmaz diyorlarmış. Onlara “İşi ehline veriniz” hadisini hatırlatıyorum. Ben bu işte kendimi yeterli gördüğüm için, İlçeme faydam dokunacağına inandığım için aday oldum. Benim tek beklentim yaşadığım yerin bize yakışır konuma gelmesini sağlamak. Çocuklarımızla, gençlerimizle gurur duymak, Sapanca’yı üreten, gelişen Dünya ile yarışan, Marka kent seviyesine getirmek.
İnsanlarımızı 1 yıl önce geleniyle de, 100 yıl önce geleniyle de İş sahibi, aş sahibi, ekmek sahibi yapmak, kimseye muhtaç olmadan Allahın bahşettiği bu güzellikleri, nimetleri buranın insanlarının yararına, çıkarına, geleceğine kullanmak.
Böyle yerde yaşamak bizlere armağan edilmiş her şeyimiz var unumuz var, yağımız var, şekerimiz var ama helvayı yapacak aşçı yok. İşte biz bunu yapacağız. Un da bizim, yağda bizim, şeker de helvayı da biz yiyeceğiz.
Başkalarının geleceğimizi ipotek altına almak ve kendi ikballeri için bizlerin önüne bir günlük helva koymalarına izin vermeyeceğiz.
Ben sizlere inanıyorum, güveniyorum sizler de bana güvenin 29 Mart sabahı oy pusulasını elinize alıp 2. sıradaki Milliyetçi Hareket Partisi’nin 3 hilalli logosuna yüreğinizi koyun.
Seçim kampanya dönemimde beni evlerinizde, kahvelerinizde ağarladığınız, çayınızı kahvenizi, ikramlarınızı paylaştığınız için, Soğukta beni dinlemeye geldiğiniz ve alkışlarınız için hakkınızı helal etmenizi istiyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Bu Sitenin Tüm Hakları Oya ARAPOĞLU'na aittir. © 2011
Bu Sitenin Tasarımı Lapatya Tasarım Stüdyosu Tarafından Yapılmıştır.

